Genç Bir Doktorun Anıları #kitapinceleme

Uzun zamandır okumayı düşündüğüm bu kitabı sonunda okuyup bitirmek nasip oldu. Zaten 157 sayfalık bir kitap. Hemen bitiverir diye düşünüyordum ve yanılmamışım da kitabın sayfalarını çevirmeye başladıktan sonra kitap beni sıcacık Ramazan günlerinde memleketimden aldı, 1917 yılının Rusya’sına, orada da yol geçmez kervan geçmez bir kasabaya götürdü.

İçeriği kitabın adından rahatça anlayabiliyoruz. Genç, tıp fakültesinden yeni mezun olmuş bir doktor ve atanmış olduğu yerde, mesleğinin ilk yıllarında başından geçen olaylar. Kitabın kapağını açıyorsunuz, yolculuğa çıkılmış, atanılan yere gidiyoruz ve hastanemize ulaşıyoruz. Hastanede tek doktor ama yanında bir kaç tecrübeli ebe ve hasta bakıcılar mevcut. “Ne olduk?, Nereye geldik?” demeden pat ilk hasta kapıyı çalıyor “ama ne hasta”….

Kelimeler o kadar yerinde ve cümleler o kadar akıcı ve sürükleyici ki doktorun başından geçen o anları okuyucu da yaşıyor sanki. Kitabın bir çok yerinde dişlerimi sıktığımı ve bazen gözlerimi dehşetle açtığımı bilirim. Heyecansa dibine kadar heyecan, meraksa dibine kadar merak…

157 sayfalık kitap, dokuz bölümden oluşuyor ve her bölümde farklı olaylarla karşılaşıyoruz. Her bir olay da ayrı ayrı merak uyandırıcı ve heyecanlandırıcı. Kitabın Rusça olan dilinden çeviren Tuğba Bolat Hanımefendi de gerçekten güzel iş çıkarmış.

Modern Klasikler Disizi içerisinde bulunan bu kitabı okuduktan sonra, bu listede yer alan diğer kitapları da okumaya karar verdim doğrusu.

Okuyacağınız her saniyeye değen bu kitabı herkese tavsiye ediyorum. Şimdiden keyifli okumalar…

Genç Bir Doktorun Anıları #kitapinceleme” için bir yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir