Türkiye’nin İlk Epik-Fantastik Romanı “İLMA” ile tanışalım…

2016 yılının sonlarına doğru alıştığımız tarzın dışında bir kitap bulup onu okumaya karar verdim. İlgilendiğim yayın evlerinin web sitelerini ve sosyal medya sayfalarını incelerken karşıma Timaş Yayın Grubu’nun video platformu kanalı denk geldi ve başladım videolarını tek tek izlemeye.

Timaş Yayın Grubu’nun bu video platformu kanalında birçok kitap tanıtım videoları vardı. (İzlenme oranlarının az olması beni bir hayli üzmüştü.) Bir tanıtım videosu vardı ki o video beni bir hayli etkilemişti. Bu video tahmin edeceğiniz gibi Şubat 2015 tarihinde yanımlanmış “Evrenin Kitabı İLMA” seri kitabının tanıtım videosuydu. Başladım kitabı araştırmaya… Arama motoruna kitabın ismini yazdığımda satın alabileceğim sanal dükkanlar ve sevmediğim birkaç sitedeki ufak bilgilendirmelerinden başka bir şey çıkmadı diyebilirim. Kitabı daha da merak etmeye başlamıştım…

Türkiye’nin ilk epik-fantastik romanı olması, yazarını hiç duymamış olmam beni korkutuyordu, zira daha önceden bu şekilde yazarını bilmeden aldığım bazı kitaplar neredeyse beni kitaplardan soğutacaktı ama bu kitapta beni çeken bir şeyler vardı. Kitabı sipariş etmeye karar verdim ve sanal dükkanların birinden siparişi verdim. Birinci kitap olan “Son Nişanlı”

Kitap elime bir kaç gün sonra ulaştı. Tabi o kitabı sipariş verip okumadan bekleyecek değildim. Elimde yine çok değerli bir Tarihi Roman vardı. Elimdeki kitabı bitirip “İLMA” yı okumaya başlamak için sabırsızlanıyordum.  Okumakta olduğum kitap bitti ve sıra “İLMA” da.

Okumaya başladığım ilk andan itibaren kitap beni etkilemeyi başarmıştı. Yazarın hayranlık uyandırıcı hayal gücü, muhteşem kurgusu ve açık-kolay anlaşılır dili beni gerçekten etkiledi.

Kitabın hoşuma giden bir özelliği de İslam’i bir dille yazılmış olması. Karakterlerin kitapta sürekli Yaratıcı’ya şükretmeleri, birbirlerine güzel dualar etmeleri, iyi ahlaklı olmayı, birlik olmayı tembihlemeleri, vs. …

Birinci kitabı elimden bırakamadım ve 477 sayfa akıp gitti. Tabi kitabın son sayfalarına doğru ikinci kitap olan “Lanetli Duvar” ı sipariş etmiştim. Birinci kitabı bitirdim ve birkaç gün sonra ikinci kitabı okumaya başladım. Başladığım gibi 559 sayfayı da birkaç gün içerisinde bitirmiştim. İnceleme ve yorumlama yazılarını da yazmayı ihmal etmedim. Şimdi ise aksiyonun ve maceranın hiç bitmediği bu serinin üçüncü kitabı olan “Dunah’ın Terazisi” elimde ve yakın zamanda onun da inceleme yazısı www.etkinkitle.net adresinde olacak.

Büyük küçük herkesin okuması gereken bir seri olduğunu düşünüyorum. Okumanızı şiddetle ÖNERİYORUM… 

Sizleri www.etkinkitle.net sitesinde paylaştığım kitap inceleme yazılarına da davet ediyorum.

*Son Nişanlı – İnceleme ve Yorumlama yazım için >> 1 <<
*Lanetli Duvar – İnceleme ve Yorumlama yazım için >>2<<
Dunah’ın Terazisi – İnceleme ve Yorumlama yazım için >>3<<

İyi okumalar…

1 thought on “Türkiye’nin İlk Epik-Fantastik Romanı “İLMA” ile tanışalım…

  1. EVRENİN KİTABI İLMA/SON NİŞANLI
    Türkiye’de ilk defa İslam kaynaklı Epik fantastik bir roman okuyacaksınız…
    Genelde batı orijinli fantastik romanları görmeye alışık olduğumuz şu zamanlarda, tamamen bize ait kapsamlı, ciddi bir çalışma görmek çok sevindirici.
    Kitap; insanın, henüz anılmaya değer görülmediği bir zamandan ve o zamanın güçlü ırkları tarafından hayvanlar gibi hor ve hakir görülen bir konumdan, yeryüzü ve gökyüzü halifeliğine uzanmasının çetin ve büyüleyici, fantastik mücadelesini konu ediniyor.
    Yazar, doğunun kadim tarihi ve efsanelerinden, spesifik dünya görüşü ve değerlerinden neşet eden, sürükleyici ve dolu dolu içeriğiyle hem düşündüren hem de eğlendiren müthiş bir fantastik dünya yaratmayı başarmış.
    Özenle kurgulanan bu yeni fantastik dünyada olaylar, bir amaç ve sıfattan yoksun insanoğlunun, Yaratıcı HU tarafından, evrenin kitabi İLMA(galiba yazar ilim den hareketle kitabına bu ismi vermiş) ile onurlandırarak, yeryüzü ve gökyüzünün halifesi seçilmesiyle başlıyor; o güne dek kaale bile alınmayan insanoğlunun böyle bir misyonla ortaya çıkması, dönemin hâkim güçleri olan Cinlerin ve diğer ırkların şiddetli tepkisine neden olur ve bin yıl süren çok amansız bir mücadele başlar.
    Kitabı okurken okuduğunuz her satırda insanoğlunun yeryüzüne halife seçilmesinden bu yana verdiği mücadeleleri ve iblisin kibirlenerek buna karşı çıkmasını hatırlayacaksınız.
    Türkiye’de şu ana dek yayınlanmış en kapsamlı fantastik eserlerden biri olmaya aday olan bu kitap; akıcı dil, dolu dolu içeriği ve etkileyici kurgusu ve konusu ile hem fantastik türün meraklılarını sevindirecek hem de diğer okurların fantastik türe olan ilgi ve merakını artıracağa benziyor.
    Son olarak heyecanla okuyacağınız bu kitabın bir bölümünden ç-alıntı yapmak istiyorum:
    ‘Kırmızı yağmur! Uzun bir zamandır rüyalar bana küsmüştü. Dün gece bir ilk oldu. Bir rüya gördüm ama görmemeyi umardım. Beni endişelendirerek, huzursuz etti. Uzun ve karışık bir rüyaydı. Bu uzun ve karışık rüyadan açıkça seçebildiğim tek bir sahne vardı. Şiddetle yağan kırmızı bir yağmur ve; gökyüzü çıldırmış gibiydi, yeryüzüne kan kusuyordu adeta.’ Dedi Bilge Nişvil başını sallayarak.
    ‘Bu zamanda rüyalar tehlikeli!’ dedi Bilge Di-Yonsah. ‘Biz bilinenleriz. Rüya takipçilerine hedefiz. Çok dikkatli olmak zorundayız.’
    ‘Merak etmeyiniz, rüyama sızamazlar lakin gördüğüm bu rüya kötüye işaret, hem de çok kötüye!’
    Geniş odanın içinde ağır adımlarla turluyordu. Onu düşünceli bir edayla dinleyen Bilge Di-Yonsah’a baktı.
    ‘Ne düşünüyorsunuz?’ diye sordu.
    ‘Doğum sancıları şiddetlidir,’ dedi Bilge Di-Yonsah. ‘Bu sancıyı iki kıtada yaşayan herkes çekecek. Gün geçtikçe sancıların şiddeti artacak, dayanılmaz hale gelecek ama unutmamak gerekir ki, artan sancılar aynı zamanda doğumun müjdeleyicisidir. Bizi umutlandıran da bu değil midir? Yeni bir çağın arifesindeyiz. Ve bu öyle büyük bir çağ ki şüphesiz doğumu da çok zorlu ve sancılı olacak. Doğu da, batı da, kuzey ve güney de bu doğumdan nasibini alacak. Yeryüzü ve gökyüzü bu doğumla yeniden doğacak. Lanetli duvara ev sahipliği yapan ikiz dağlardan, kutsal hayat ovasına dek her yer bütün ırklardan temizlenecek. HU’nun iradesi, İLMA ile tecelli bulacak ve insanoğlu, yeryüzü ve gökyüzü halifeliğini son güne dek tescil etmiş olacak.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir